
Neden banyo lambalarımızı “buhar odasından” geçiriyoruz?
Banyolar, ısıtma elemanları için oldukça zararlı ortamlardır. Bir dakika boyunca oda tamamen kuru kalırken, bir sonraki dakikada oda %100 nemle dolu hale gelir. Bu gerçekten zorlu bir durumdur.
Biz sadece parmaklarımızı birleştirip lambaların dayanmasını ummuyoruz. Her bir lambayı nemli ve sıcak ortamda test ediyoruz. Aslında, lambaları kullanılmadan önce bozmaya çalışıyoruz.
Nemle mücadele
Su buharının tehlikesi şudur: Çok gizli hareket eder. Görünmeyen en küçük boşlukları bile bulur; özellikle de kuvars tüpün elektrotlarla buluştuğu yerleri. Eğer bu sızdırmazlık mükemmel değilse, buhar içeri sızar. Bu da oksidasyona veya elektriksel arızalara yol açar. Basitçe söylemek gerekirse, lamba çok erken yanar.
Lambaları nasıl test ediyoruz?
Sadece hızlı bir kontrol yaparak işi bitirmiyoruz. Bu ısıtıcıları sıcak ve buharla dolu bir odada test ediyoruz. Hızlı bir “geçiş” değil, dayanma noktasını bulmaya çalışıyoruz. Akım sızıntısını ve yalıtım kaybını gözlemliyoruz. Eğer bir lamba 500 saatlik sürekli buharlama sonrasında bozulursa, sızdırmazlığın zayıf olduğunu anlıyoruz. O zaman sızdırmazlığı düzeltiyoruz ve ardından ürünü gönderiyoruz.
Zor kısım: “Altın Oran” sızdırmazlığı
Kulağa basit geliyor – sadece sıkıca kapatabilirsiniz, değil mi? Ama öyle değil. Kuvars ısındığında genleşir. Eğer sızdırmazlığı çok sıkı yaparsak, cam basınçtan dolayı çatlar. Ama eğer çok gevşek olursa, buhar içeri sızar. Bu bir denge meselesidir. İşte bu yüzden bu kadar çok zaman harcayarak test yapıyoruz.
Sonuç olarak, müşterinin ilk kez sıcak duş aldığında ürünün arızalanmamasını istiyoruz. Bu, ıslak alanlarda kullanılacak her ürün için asgari gerekliliktir. Biz tüm zor işleri yapıp verileri topluyoruz ki sizin iade sorunlarıyla uğraşmanıza gerek kalmasın.